Bize Dair
•
Şirket ve Tarihçe
•
Amaç ve Felsefemiz
Kalite
•
Şişeleme
•
Kalite Kontrol
Markalar
•
NESTLE® PURE LIFE®
•
Kampanyalar
İletişim
NESTLE® PURE LIFE® Global
|
 |
>Ana
Sayfa /
Su ve Siz
|
Su
ve Siz
|
Su ve Yaşam
Nestlé Waters suyun sağlık üzerindeki yararlı
etkilerini göstermek için düzenli araştırmalar
yapmaktadır ve halihazırda hidrasyon konusunda üç
uluslararası konferans düzenlemiş durumdadır:
“Yaşam Boyu Hidrasyon” konulu ilk uluslararası
sempozyum 1998 yılında Vittel'de yapıldı. Bu
sempozyumda ana olarak hidrasyon ve atletler ve
yaşlılar için hidrasyon kontrolü sağlayan, örneğin
susuzluk gibi fizyolojik hususlar ele alındı.
İkinci konferans 2001 yılında Dortmund'da yapıldı.
Burada orta dehidrasyonun sağlık üzerindeki etkileri
incelendi.
Üçüncü sempozyum ise 2004 yılında Lozan'da yapıldı.
Bu sempozyumun amacı sağlıklı bir yaşamın
sürdürülmesi için hidrasyonun önemini vurgulamak ve
aynı zamanda hidrik durum ve insanların
gereksinimlerinin bir değerlendirmesini yapmaktı. Bu
son konferans zihinsel ve fiziksel performansın
sürdürülebilmesi için iyi bir hidrasyonun devamının
önemini teyit etmiştir. Bu bilimsel sonuçlar
Nutrition Reviews dergisinin özel bir sayısında
yayınlandı (Nutrition Reviews, Cilt 63, Sayı 6
(Kısım II), Haziran 2005 - Nestlé Hidrasyon
Sempozyumu, 15-16 Kasım 2004, Nestlé Araştırma
Merkezi Lozan, İsviçre).
Nestlé Waters suyun sağlık üzerindeki etkileriyle
ilgili olarak yapılan düzenli araştırmalarla
tüketicilere ve benzeri sağlık görevlilerine suyun
yalnızca vücuda en iyi hidrasyon sağlama yolu
olmakla kalmayıp, aynı zamanda temel bir besin
olduğunu da göstermektedir.
Bütün bu araştırmalar uzman bir doktor olan ve
bilimsel doktora unvanına sahip Nestlé Waters
Beslenme Departmanı Müdürü Florence Constant ile
Lozan'daki Nestlé Araştırma Merkezi ve hidrasyon
alanında çalışan tanınmış bilim adamlarının
arasındaki yakın işbirliğinin ürünüdür.
Su yaşamın temelidir
Su yaşam kaynağıdır. Su olmadan en fazla 2 veya 5
gün yaşayabiliriz. Yetişkin bir insanın ağırlığının
%60 ila 65'ini su oluşturmaktadır. Dolayısıyla,
vücudumuza alacağımız suya tamamen bağlıyız ve eğer
aldığımız su yeterli değilse ya da her zamankinden
daha fazla su kaybediyorsak (fiziksel etkinliklere,
sıcak havalara, ateşlenmeye, ishale veya kusmaya
bağlı olarak), özellikle küçük çocuklar ve yaşlılar
için geçerli olmak üzere çok hızlı bir şekilde
yaşamımızı tehlikeye atabilecek bir noktaya kadar
dehidrasyona uğrayabiliriz. Sonuç olarak, gün
boyunca düzenli bir şekilde su içmeli ve susamayı
beklememeliyiz.
Yaşamın temeli olan tek içecek sudur
Su, bütün organların ana bileşenidir (beyin, kalp,
ciğerler, böbrekler, vs.), bu nedenle, vücudunuzun
düzgün çalışması için ihtiyaç duyduğu suyu
sağlayabilmeniz için su içmeniz şarttır. Dahası,
seçtiğiniz su çeşidine bağlı olarak, değişik
oranlarda mineraller ve eser elementleri de
alırsınız. Bu yüzden, gün boyunca düzenli olarak su
içmek canlılığınızı ve sağlığınızı sürdürebilmeniz
için temel bir refleks oluşturur.
Susamak çok gelişmiş bir uyarı sistemidir
…
Su olmadan yaşam olmaz. Dehidrasyon öyle büyük bir
risk oluşturur ki, organizmamız kendisini korumak
için bir uyarı sistemi geliştirmiştir: susamak –
insanı büyüleyen derecede karmaşık bir olgu!
Su alımımız yetersiz kalınca, vücudumuz işlevlerini
tehlikeye atmamak için tepki verir. Damar
çeperlerindeki tutucular ve kan hacmindeki eksilmeye
karşı oldukça duyarlı olan kalp, beyindeki susama
merkezine sinyaller gönderir. Aynı anda hormonlar
daha etkin bir su tutmaya katkıda bulunmak üzere
salgılanır (örneğin, üre atımı ile kaybedilecek suyu
azaltmak için üre konsantrasyonu artırılır).
Dehidrasyon başlamış olduğundan, bu susama
sinyallerini derhal dikkate almalı ve hemen su
içmeliyiz. Kaybedilen suyu telafi ettiğimizde (rehidrasyon)
her şey normale döner. Aksi takdirde, durum
kötüleşir. Susama duygusu, ağız ve boğaz kuruluğu
daha da fazlalaşır. Su alımının eksik olduğu
durumlarda, kan basıncı düşme eğilimi gösterir ve
sonuçta bilinç kaybına yol açar. En kötüsü ise,
ölüme götürebilir.
Dehidrasyonun tedavisi her zaman, özellikle
dehidrasyon durumundan çıkmaları çok uzun zaman alan
yaşlı insanlarda kolay değildir. Şu ana kadar
bulunan en iyi silah engellemedir. Engellemenin
anlamı, susama duygusu kendini gösterir göstermez
derhal su içmek yada daha iyisi, susadığınızı
hissetmeden önce su içmektir. Bu, özellikle
susadıklarını çok geç ve ancak dehidrasyon
başladıktan sonra hisseden yaşlı insanlar için
önemlidir. Bu yüzden onlara sık sık, örneğin havanın
sıcak olduğu durumlar gibi riskli zamanlarda içecek
bir şeyler vermek gerekir.
Hidrasyon bebekler için de çok önemlidir.
Yetişkinler bebeklerin neden ağladıklarını her zaman
anlayamazlar, ama bebekler sıcak havalarda, ateşleri
varken yada ishal olduklarında veya kustuklarında
çabucak dehidrasyona uğrarlar.
Bu nedenle hangi durumların dehidrasyon riskine yol
açtığını bilmemiz gerekir: bu durumlar, yeterince su
içilmediği zamanlar (su istemeyen kişiler, kendileri
su içemeyenler yada su bulunmayan yerdeki kişiler)
ve aşırı su kaybı (sıcağa, yoğun ve uzun fiziksel
zorlama nedeniyle aşırı terlemeye, şiddetli ishale,
kusmaya veya uzun süreli ateşlenmelere bağlı olarak)
halleridir. Bütün bu durumlarda, vücuttaki su
eksikliği kan hacminde düşmeye ve hücresel su
içeriğinde azalmaya neden olur.
Bunu biliyor
muydunuz?
Susama mekanizması yaş ilerledikçe etkinliğini
yitirir. Yaşlı insanlar çok çabuk dehidrasyona
uğrarlar. Çünkü sık sık su içmeleri gerektiğini
hissetmezler.
Su, yaşamsal
gerekliliktir…
Hem de yaşamın her aşamasında
İnsan vücudundaki en önemli bileşen sudur. Su,
yaşamın tüm aşamalarında hayati bir gerekliliktir.
Su, bebeklerin toplam vücut ağırlıklarının %75'ini,
yetişkinlerin %60 ila 65'ini, yaşlıların ise
%50'sini oluşturur.
Su, organizmada değişik yerlerde bulunur: hücreler
vücuttaki suyun üçte ikisini tutarlar; ayrıca, su
kanda ve hücre etrafındaki dokularda da bulunur.
Su içmeyi vazgeçilmez kılan 4 neden…
Su, hücre, vücut dokusu ve organ yapılarının bir
kısmını oluşturur.
Su besinleri (mineraller, vitaminler, vs.) ve
hormonları, bunlara ihtiyacı olan hücrelere,
dokulara ve organlara taşır.
Su, atıkların ortadan kaldırılmasına yardımcı olur.
Su, ayrıca, deri içinden buharlaşmak suretiyle
(terleme) vücut ısısının düzenlenmesine de katkıda
bulunur.
Hidrasyon ve
zihinsel performans
Sağlıklı bir yaşamın sürdürülebilmesi için
hidrasyonun önemi giderek daha iyi anlaşılmaktadır
ve insan vücudunun hidrasyon durumunun algılama
fonksiyonları üzerindeki etkileri de özellikle ve
açık bir şekilde gösterilmiştir.
Sağlıklı yetişkinler üzerinde yapılan çalışmalar,
vücut ağırlığının yalnızca %2'sinin ortalama
dehidrasyonla kaybının konsantrasyon ve dikkat gibi
belirli algılama fonksiyonlarını değiştirebildiğini
ve yorgunluk hali yarattığını göstermiştir.
Bu, gerek özel gerekse iş yaşamınızda yetersiz su
tüketiminin (orta derecede dehidrasyon) zihinsel
performansınız üzerinde geri tepmeye neden olacağı
anlamına gelir.
Vücudumuzun su (hidrik) dengesini sağlamak için ne
kadar su içmeliyiz? Bu, yaş, cinsiyet, vücut ısısı
ve yakın çevre gibi birçok etmene bağlıdır.
Hamilelik veya emzirme, fiziksel etkinlikler ve
hastalık ya da yaralanmanın da hidrasyon ile yakın
ilişkisi vardır.
Vücudunuzdaki hidrasyonun doğru biçimde devam
etmesini sağlamak için işyerinizde veya evinizde
elinizin altında bir şişe su bulunmasına dikkat edin
ve gün boyunca düzenli olarak su için.
Hidrasyon ve
fiziksel performans
Şu anda insan vücudunun hidrasyon durumunun fiziksel
performans üzerindeki etkilerini açıklığa kavuşturan
yeterli bilimsel yayın bulunmaktadır. Sağlıklı genç
erkeklerde yapılan yakın tarihli bir çalışma, beden
egzersizleri ve sıcağa maruz bırakma ile vücut
ağırlıklarının %2 ila 3 oranında dehidrasyona maruz
bırakıldıklarında, konsantrasyon ve koordinasyon
seviyelerinde belirgin bir düşüşe yol açtığını
göstermiştir.
Fiziksel egzersiz yaparken fiziksel performansınızı,
özellikle dayanıklılığınızı ve becerilerinizi
sürdürmek istiyorsanız, vücudunuzdaki hidrasyonu
doğru biçimde devam ettirdiğinizden emin
olmalısınız.
Bu nedenle, yapacağınız fiziksel egzersizin uzunluk
ve yoğunluğuna ve dışarıdaki sıcaklık derecesine
bağlı olarak su tüketiminizi ayarlamanız ve hem
egzersiz öncesi hem de egzersiz sonrası su içmeyi
unutmamanız gerekir.
Her gün en az 1.5
Litre su için!
Bedendeki su dağılımı, sabit bir denge ile
sağlanmaktadır Vücudun kaybettiği su miktarı mutlaka
yerine konmalıdır.
Vücudun günlük su ihtiyacı yaklaşık 3 litredir. Bu
miktar öz (vücudun kendi ürettiği su) ve dış
kaynaklardan (içilen su ve yenilen gıdadaki sıvılar)
karşılanmaktadır.
Su tüketimi:
İçme suyu: Günde 1.5 lt
Yemekteki su: Günde 0.9 lt
Metabolizma sürecinde üretilen su: Günde 0.6 lt
Vücuttan Atılan Su:
Nefesle: Günde 0.5 lt
Terle: Günde 0.9 lt (sıcak havalarda daha fazla)
İdrarla: Günde 1.5 lt
Dışkıyla: Günde 0.1 lt.
Su Kullanımı:
Tükürük: Günde yaklaşık 1 lt.
Mide salgısı: Günde 2-2.5 lt
Safra: Günde 0.5 lt
Pankreas salgısı: Günde 0.7 lt
Bağırsak salgısı: Günde yaklaşık 3 lt.
Kan: 3-4 lt su içeriyor.
Sudaki mineraller
sağlık için çok önemlidir.
Su -yapısına bağlı olarak- içinde bazı mineral
tuzlar ve elementler barındırmaktadır. Vücuttaki
kimi metabolizma eksikliklerinin giderilmesine ve
katı-sıvı elementler dengesinin korunmasına yardımcı
olan bu mineral tuzlar ve elementler, vücut sağlığı
açısından hayati bir önem taşımaktadırlar.
Kalsiyum: Günlük alınması gereken kalsiyum
miktarı, yaşa bağlı olarak 900 mg ile 1200 mg
arasında değişmektedir. Bu miktar sadece
yiyeceklerden karşılanmıyor. Sütte olduğu gibi, suda
da kalsiyum tüketime hazır olarak bulunmaktadır.
Magnezyum: Adale hareketleri için önemli
olmasının yanı sıra stresi de azaltır. Ancak vücut
için faydalı olmasına karşın dünyanın birçok yerinde
tavsiye edilen miktarın altında tüketilmektedir.
Oysa magnezyum içeren su içerek bu eksikliği
gidermek mümkündür.
Sodyum: Suyun vücuttaki hareketi ve
dağılımını kontrol etmektedir.
Bikarbonat: Diş ve ağız sağlığı açısından
büyük önem taşımaktadır.
Diğer elementler: Örneğin florür, diş
sağlığını koruyan özelliği nedeniyle, suda bulunması
tavsiye edilen bir elementtir.
Bu bilgiler Nestle Grubu Su Enstitüsü Araştırma
Merkezi'nden M. Maurice Arnaud tarafından
sağlanmıştır.
NESTLE® PURE LIFE®
Uludağ'dan gelen doğal kaynak suyu…
NESTLE® PURE LIFE® çok kaliteli bir doğal kaynak suyu
olup, tüm aileniz için en ideal şişelenmiş sudur.
Lezzeti ve mineral içeriğiyle NESTLE® PURE LIFE® bütün
aileniz için uygundur.
NESTLÉ markası NESTLE® PURE LIFE® kaynak sularının
kalitesini garanti etmektedir. NESTLE® PURE LIFE®
herkese yüksek kalitede doğal kaynak suyunun zevkine
varma olanağı sunmakta ve iyi bir hidrasyon düzeyini
sürdürmenize katkıda bulunmaktadır.
Yararları …
Mineral içeriğiyle herkesin, özellikle küçük yaştaki
çocukların içebileceği bir sudur. Lezzeti ise hem
çocuklara hem de yetişkinlere hitap etmektedir.
Mineral içeriği mg/litre
PH 0.8
FLORÜR 0.15 mg/L
KLORÜR 0.5 mg/L
NİTRAT 0.57 mg/L
SÜLFAT 3.8 mg/L
KALSİYUM 1.72 mg/L
MAGNEZYUM 0.39 mg/L
TOPLAM SERTİK 1 Fr
Analiz
Bursa Analiz Raporu
Sapanca Analiz Raporu
|
|
|
|